2 Şubat 2012 Perşembe

İzmir'de Kar





İzmir'de nadir olan olaylardan birisidir kar yağışı. Her ne kadar en son 1991 yılının ayında en son kar yağdığı yazılsada herkesin hafızasında farklı zamanlarda kar yağdığı var. Şurası kesin ki İzmir'e kar her on yılda ancak bir kaç defa yağıyor. Yağsada kartopu oynayacak ya da kardan adam yapacak kadar tutmuyor.

31 Aralık 2011 Cumartesi

2011 Yılı biterken





Bir sene ne çabuk geçmiş. Yine kendimi yıl sonu mesajı yazarken buldum.

Bu sene blog yazı performansı olarak çok verimsiz bir yıldı. Her yıl ortalama 30 yazı yazarım diye planlıyordum ama bu sene sadece 5 yazıda kaldım.

Bu sene bu performansımın düşmesine en büyük sebep hayatımıza iki yeni ferdin daha katılmasıydı.

30 Mart itibariyle Can ve Ada ailemize katıldılar. Bir çocuk bile büyültmemişken 2 çocuğu aynı anda büyütmek bizim açımızdan büyük ve inanılmaz bir deneyim oluyor.
Bir çocuk büyütmek gerçekten insanın yaşamda tecrübe etmesi gereken en güzel keşiflerden birisi. Artık her gün yeni bir şey öğreniyoruz. İnsan kendi bebekliğini hatırlamıyor ama kendi çocuğunda küçüklüğünde neler yaşanmış olduğunu gözlemleyebiliyor.

İkizlerimizde yaşadığımız deneyimleri hem onlar bir gün okusun hem de bizim gibi ikiz sahibi olanlar yararlansınlar diye yeni bir blogda anlatmaya başladık. Bu yeni blog benim ve zarif eşim Olcay tarafından beraberce oluşturuluyor. Eşimi deneyimlerini paylaşması konusunda nihayet ikna ettim. İki çocuğa bakarken nasıl vakit buluyorsa birde çocuklarla ilgili notlar alıyor. Olcay'ın yazıları ve benim fotoğraflarımla birlikte bu blog zamanla gelişecek ve büyüyecek. Kim bilir bir gün hala aynı şekilde yazı yazıyor olursak onlardan birisi de blogu devam ettirebilir.

Can ve Ada'nın blogu
http://can-ada.blogspot.com adresinde olacak.


2012 Yılında bu blogu sürdürmek için elimden geleni yapmaya çalışacağım. Çok gezmesek de aklımda okuduklarım, izlediklerim ve araştırdıklarımla ilgili bir sürü yazı var.  Belki bunları derler toplar bir araya koyar yazıları çıkartırım.

Tüm dostlarımızın yeni yılını kutlar, 2012 yılının hepimize mutluluk ve sağlık getirmesini diliyorum.



Ada



Ada





29 Ağustos 2011 Pazartesi

Bayramyerinde Tatar Böreği Keyfi


Taze tatar böreği

İzmir'de yaşayanlara özellikle Konak civarında çalışanlara bir öğle arası bir lezzet ve keyif önerisinde bulunmak istiyorum. İzmir'de Konak'ta herkesin varyant diye bildiği yol Bayramyeri'ne çıkar. Varyant İzmir manzarası eşliğinde döne döne yükselen herkes tarafından bilinen bir yoldur. Biraz diktir ama kısa sürede yürünebilir. Varyantın başlangıcındaki Arkeoloji müzesinin karşısındaki dik sokaklardan da direk Bayramyeri'ne çıkılabilir.

Fatih Cami

Bayram yerinde mavi çinili ve bence abartılı olarak süslenmiş Fatih camii var. Fatih camisinin tam karşısında, Konak evlendirme salonun hemen altında Deniz adında tatar böreği yapan küçük bir dükkan var. Burada yapılan çiğ börek gerçekten çok lezzetli. Dükkanda çeşit olarak sadece kıymalı ve peynirli börek yapılıyor. Anında sıcak olarak yapılan kıymalı böreği sardırdım. Hemen karşısındaki Fatih Camii nin altında bir kahve var ve enfes bir İzmir manzarası sunuyor. Börekleri aldıktan sonra bu kahveye gidip bir duble çay ve İzmir manzarası eşliğindeki keyifin tarifi yok gerçekten.
Börek ve çay keyfi

Benim gittiğim bu gün bir ramazan günüydü. Ramazanda bir şey yemek ve üstelik bir camii bahçesinde yapabilmek hoşgörüsü ve özgürlüğünü Türkiye'de İzmir'den başka yerlerde olacağını pek düşünmüyorum. Fatih camii kahvesi sakin, yeşillikler içersinse huzurlu bir yer.

Kahve manzarası

Tatar böreğini alırken yapan ustadan börek ile ilgili bilgi almıştım. Tatar böreğinin diğer adı olan "çiğ" böreğin  gerçek adı "şibörek" miş ve böreğin kızgın yağdaki sesinden dolayı bu isim verilmiş ama zamanla şi değişe değişe olmuş çiğ. Yine de içinin kıyması daha önce kavrulmadan,  çiğ olarak konulduğundan bir bakıma çiğ börek olarak sayılabilir diyor usta. Tatar böreğinin mantıya benzeyen tipi ve ciğ börek gibi pişiye benzer şeklide dahil olmak üzere birçok çeşidi varmış.

Deniz Tatar Börek Dükkanı

Tatarlar orta asyadan gelip Romanya ve Kafkaslara yerleşen daha sonra da Rus baskısından kaçıp Türkiye'de ağırlıklı olarak Eskişehir ve İstanbul'a yerleşen Türkler olarak biliniyor. Tatarlara ayrıca Kırım  Türkleri de deniyor.

Çiğ böreği taze demlenmiş çayla beraber yerken bir taraftan  İzmir'e bakıyorum. Uzaklardaki bazı büyük binaları tanıyabiliyorum. En uzakta Spil dağı bütün görkemiyle duruyor. Binaları referans alıp yolları tahmin etmeye, gördüğüm yerlerde ne gibi anılarımın geçtiğini hatırlamaya çalışıyor.

Bayramyeri saat kulesi

Kahvenin yanındaki merdivenleri kullanarak kısa yoldan arkeoloji müzesisinin olduğu yere 5 dakikadan daha kısa bir süre içersinse ulaşıyorum.

Bu öğlen yemeği bana börek 2 TL, duble çay 1 TL=3 TL ye mal oluyor.

Fotoğrafları Nokia 5800 XM ile çektim.

19 Ağustos 2011 Cuma

Fotokritik Profilimden

Fotograf gönderme ve oylama siteleri ilk çıktığında önde gelen sitelerden birisiydi Fotokritik. Bende başlarda heyecanla fotograf koydum. Daha sonra fotograf yorumlarının ve oylamasının çok da gerçeği temsil etmediğini anladım. Fotokritik içersinde gruplar var. Bu gruptan birisi fotograf koyduğunda grup ta hemen pozitif yönde yorumlanıyor. Böylece değersiz fotograflar bile günün fotografı seçilebiliyor. Bu durum beni rahatsız ettğinden bir süre sonra fotoğraf koymayı bıraktım..

Fotokritik geçenlerde portfolyolar için uygulama kodu yayınlamış. Fotokritik'e koyduğum fotografları tekrar bloga koymak zor geldiğinden bende bu imkandan faydalanayım dedim.

İşte fotokritik e şimdiye kadar koyduğum fotoğraflar:

Güncelleme
Fotokritik bu hizmeti kapatmış malesef. İşte yerli fotoğraf siteleri işlerine gelmeyen durumlarda sorumsuzca sormadan kapatabiliyor. Bu eklentiyi koyanlar ne yapar demeden.

Profilim http://www.fotokritik.com/kullanici/ages sayfasında. (Tabiki değişmezse)